19th Ağustos 2008

Aşk ve Ön Söz

Karşılıklı sevginin Leyla’larda Mecnun’larda kaldığını anlamak için karşılıksız sevgi yaşamak gerekiyormuş. Birini sevmenin delice bir aşkla bağlanmanın güzelliğini yaşamak için hazan mevsimine gelmek olduğunu bilmiyordum. Meğer hayatta ne çok şey kaçırmışım…

Aşkın insanı büyüttüğünü olgunlaştırdığını da öğrendim artık. Bu yaşıma kadar kimse öğretmedi bana aşkın karşılıksız olduğunu, sadece gönülden sevenin bu acıyla kavrulacağını, sevilenin ise sevildiğini bilmeyeceğini… Devami icin tikla… »

posted in Aşk Yazıları | 1 Comment

19th Ağustos 2008

Elveda Yaşam Sebebim

Kendimi bilmediğim bir sona hazırlıyorum. Tüm uğraşlar çabalar bunun için. Korkuyorum neyden korktuğumu bilemeden, ürküyorum. Hasret çekiyorum neye hasretim bilemeden, özlüyorum. Ve yaşıyorum ne için yaşadığımı bilemeden!! Öylesine bir hayat işte benimki.. tek başına tüm umutlardan mutluluklardan uzak. Sürekli bir şeylerden kaçıyor hissetmediğim duygular adına çaba veriyorum. Herkesi her şeyi geride bırakarak arkamı dönüp uzaklaşmak istiyorum yalnız çaresiz… yıldım artık kendime mücadelemden. Pes ettim!!
Devami icin tikla… »

posted in Aşk Yazıları | 0 Comments

19th Ağustos 2008

Acılara Rağmen Aşktan Vazgeçmeyiz Çünkü

Kişi yaşamalıdır aşkını ölesiye. Hele acıysa… Aşk girdi mi araya insan acıya da doymaz olur. Bırakır kendini, çırpınmaz bile. Kurtulamayacağını bilir. Kim kurtulmuştur ki bugüne kadar aşk acısından. Kim? Aşk değil mi bu varsın acıtsın deriz. Neler çekeriz, uğruna neler feda ederiz. Ama o ne yapar, gelişinde nasıl sevindirdiyse sizi ‘sen sevin şimdi. Nasılsa gideceğim. Hem de öyle kaçıracaksın ki beni herkes gibi elinden acıycak sonunda canın. Senin de…
Devami icin tikla… »

posted in Aşk Yazıları | 2 Comments

19th Ağustos 2008

Saat gecenin bir yarısı

Saat gecenin bir yarısı. Belki de burukluk değil benimkisi, sadece sade bir sitem. Bir insanın sürekli mi canı sıkılır. Bir tarafa atılmış gibi hisseder yüreğini. Bir boşluktur doldurulmaz. Yerine koymak istersin farkında olmadan kimilerini, koyamazsın. Sarılmak istersin belki de ona hiç sarılmadığın kadar sıkıca ve yürekten.

Bazen öyle insanlar çıkar ki karşına, öyle zayıf anlarında yakalarlarki seni, o şiddetli sarılışları onlarla yaparsın. Tabiki o da karşılık verir sanki yerini o an için dolduruyormuş inancıyla sen zorladıkça zorlayan cinstendir. Yok ama bilmezki bu ayrıdır. Bir kere o çok eskilerden hatıra koku yoktur üzerinde koklamaya alıştığın. O tik tak atan, şiddetini gözbebeklerinin büyümesinden anladığın, dinledikçe hissettiğin yüreğin sesi başka türlüdür, yerini tutmaz. Kollar bir başka türlü sarardıki seni, o sarılış bedeni sardımıydı korku, üzüntü, kaygı kalmazdı. O eve geç gelişlerini bekleyen meraklı gözler telaşla kapıyı açtığında seni karşısında görmenin verdiği mutlulukla bir başka parlardı.

Şimdi yoksun. Uzaktasın… Kulaklarım o her sabah beni uyandırdığın sese muhtaç şimdi. O merakla gittiğim, gördüğüm, yaptığım, ettiğim her yeri her şeyi dinlemeye hazır seni özlüyorum. O asabi tavırlarıma sabırla karşılık veren seni özlüyorum. Uzak değilsin belki ama sana istediğim an uzanamayan ellerimi bir yerlere sığdıramıyorum.

Her şey içimde patlıyor; seviçler, kederler, kaygılar… Kimse yerini tutmuyor. Olmuyor işte; diyeceksin kocaman oldun ne bu çocukça yalnızlık. Bu yalnızlık değil annem, sensizliğe alışamamanın sitemi her boşlukta beni saran.

Yine de uzaklarda olsan da varlığını bilmek güzel. Hayatta olman bana güç veriyor. En azından senin için birseyler yapıyor olmanın gururu ve inancıyla yaşıyorum. Ama yine de ister yirmi yirmibeş, ister kırk kırkbeş, suya muhtaç bir çiçek gibi sana muhtacım.

Seni çok seviyorum…

posted in Aşk Yazıları | 1 Comment

19th Ağustos 2008

Bir Elif Miktarı Gülümse - İsmail Sarıgene

Hiçbir filiz kendi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır..”

Ey gözlerime bahşedilmiş mucize,

Ey yüreğime hediye edilmiş Cennet kokusu,

Ey nefesime serpiştirilmiş bir yudum taze hayat,
Devami icin tikla… »

posted in Aşk Yazıları | 0 Comments

19th Ağustos 2008

Aramak - Ümit Yaşar Oğuzcan

Ömür boyunca aramak.. Yalnız seni aramak. Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. Belki bu şehirde değilsin. Ne çıkar? Seni arıyorum ya. Belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. Sonra akşamı bekliyorsun, alacakaranlığı… Beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını.
Devami icin tikla… »

posted in Aşk Yazıları | 0 Comments

19th Ağustos 2008

Sonsuz Öyküm

Hayatla mücadelemde saflarımın çoğunu kaybettiğim günlerdi. Birbirinin aynı olan günlerde bana uzatılan her dalı işte beni kurtaracak dal diye hiç geri çevirmeden tutuyordum.

Daha elimi uzatır uzatmaz kırılacağını biliyordum oysa yenilgiyi asla kabullenmeyen beynim, sevmekten hiç yorulmayan yüreğim, alarm zilleri çalıyordu sanki ikisini de kaybetmek üzereydim.
Devami icin tikla… »

posted in Aşk Yazıları | 1 Comment

12th Ağustos 2008

AŞK…

Bir hayalin peşinde koşabilmektir aşk.Üstelik harcanan yılların sonunda o hayali hiç gerçekleştirememe olasılığına rağmen…Günleri geceleri bir odaya kapanarak geçirirken bir telefon çığlığına bir kapı ziline ömrün yarısını verebilmeyi düşünmektir aşk yada duyulacak bir sesle ömrün üzerine bir ömür daha ekleneceğini hissetmektir aşk.Birine hayatını bağışlamışken onsuz yapamayacağını düşünürken bir gün yapa yalnız kalma korkusunun bütün vücudunu titretmesidir aşk.İhanet dediğimiz iki yanı keskin bıçağın üzerinde yürüme riskini göze almaktır aşk.Bu bıçak ki saplanabilir yüreğine.Bıçağın verdiği acıyı bütün hücrelerinde hissetmene rağmen onu iyi edecek hiçbir ilacı bulamamanın verdiği çaresizliği yaşamaktır aşk.Herşey çok iyi giderken mutluluk ormanına her gün yepyeni fidanlar ekerken*insanların sana ve ona bakıpta ileri baktığını düşünürken bir sabah uyandığında onu yanında bulamama fikrinin seni deli etmesidir aşk.Terkedildiğinde hayata küseceğini*suçlayacak yüzlerce insan bulacağını*kin tutacağını*intikam yeminleri edeceğini bilmektir aşk.Bir özlem şarkısının içini eriten ezgilerinin kulağından girip yüreğine doğru akmasını sonrada gözlerinden damla damla dışarıya taşmasını hissetmektir aşk.Hiç görmediğin*hiç dokunmadığın*sesini bile duymadığın birine tutkuyla bağlanmaktır aşk.Belkide göreceğin ilk anda bitecektir bu tutku.Buna rağmen delicesine özlemektir aşk.Tutkun yüzünden aptallıkla suçlanmayıda göze almaktır aşk.Sana aptal diyenlere söyleyecek hiçbir kelime bulamazken yüreğinin onu seviyorum diye haykırmasıdır aşk. Plansız* hesapsız* ölçmeden* biçmeden*kaygısızca ama hep olumsuzluğunda göze alarak kendini bırakmaktır aşk.Güçtür aşk.Yenilgi sadece zayıflara mahsuzdur ve aşkın zayıflığa tahammülü yoktur.Bu yüzden her türlü pisliğe vurdumduymazlığa*kalleşliğe*iki yüzlülüğe karşı kazanılmış bir zaferdir aşk.Yarını düşünmeden sadece içinde bulunduğun anın hazını bütün benliğinde hissetmektir aşk.Sayılarla*harflerle belirlenmiş herşeye meydan okuyan bir belirsizliktir aşk.O belirsizliğin içinde savrulurken bir sonraki günü dakikası dakikasına planlamanın ne kadar saçma olduğunu görebilmektir aşk.Ve aslında hiçbir benzetmenin hiçbir tarifin aşkı tanımaya yetmeyeceğini bile bile bu konu üzerinde yazma cesaretini gösterebilmektir aşk…

posted in Aşk Yazıları | 1 Comment

12th Ağustos 2008

Sevgim Sana Emanettir

Gidiyorum, kaç gitme kararı alışımdan sonra kaç kere gitmek için koyuldum yola Yol hep döndü yeniden sana, sanki bir çemberin üstüne kurulmuş gibi Başlangıç nasıl sendeyse sonda hep sendeydi Son hep sendin

Başlangıcım olmanı istemiştim, son sen olmamalıydın Eğer sen son isen tükenirdim, tükenmek istemiyordum Tüketmek değildi amacım Başlangıcı sende olan sevgimin sonu senden ırak olmalıydı Ben sende yaşadığım her şeyi sende bırakıp koyulmalıydım yola, ben sendeki beni alıp çıkmalıydım ışığın rehberliğindeki yoluma

Sen kaçışlarımın değil yaşanmışlığımızın meyvesi olmalıydın, şeftali gibi şefkate dayalı,bir şef önderliğinde

Ben sevmenin değil şefkatin varolduğu ilişkilere dayamıştım sırtımı Başımın göğse dayandığı, saçlarımın okşandığı, uyumaya başladığımda tokalarımın çıkarıldığı şefkate yönelik paylaşımı yaşamaya alışmıştım Sevmenin acısı altında yaşamaktansa şefkatin kollarında huzuru bulmanın fanatiğiydim kolaydı bu tür ilişkiler, kolaydı sevişirken beyinsel değil bedensel doygunluğa ulaşmak

Sonra, işte kaç yoldan sonra sen çıktın karşıma Biri çıktı “sev” dedi, sonuna ekler ekledi(m) Sevmenin ve sevilmenin hırçınlığını kattın ruhuma Hüznü tattırdığın damak tadıma, acıyı buladın Işıldayan bakışlarım seni izledi Sesim sesinden, bedenim bedeninden, ruhum ruhundan, aklım aklından haz alır oldu Çırpındıkça sana saplandım çamurunda Dalgalarda sana sarıldım sahil diye Çakıla attığım her adımda canımın acımasına aldırmaksızın sana koşturdum, merhemim olursun diye Kaldırılan kadehlerde seni içtim, tüttürülen sigarada seni içime çektim Gün geldi nefretim, gün geldi sevdam oldun Bir gün geldi, sen ben oldun

İşte o zaman gösterdi kendini kaçma içgüdüm Adına “gitmek” dedim kesinlikle gidiyorum , dedim Ve yola koyuldum, nefes alabilmek için Beni sende bırakamazdım bu sefer Yolum sana dönemezdi Rotayı çizdim karakalemimle, saman kağıda Yolum engebeli ama dönüşü olmayacak şekilde uzandı önümdeBeni senden teslim aldımseni seninle bıraktım, Okunmuş sularda arındım, tütsünün dumanını soluklandım Çıplaklığımızı kazandım, kazandırdım sana

Baktım ki aramızda hırsla, inatla duran sevgi hiçbir şekilde kıpırdamıyor Kıpırdamamanın ötesinde ne senden nede benden elini çekmiyor Beni senden alırken sevgiyi çırçıplak salmışız aramıza, gördüm Başkalarından derlediğim şefkatin kollarında tuttuğum sevgimin gücünü unutmaya çalışırken, ırmağın sesi getirdi kendime beni Sevgiyi taşıyamazdı bu yürek kaç yol sonraya kadar Bırak diyordu, ırmak, Sevgin senden uzakta değere kavuşacağı yerde kalsın

Sevgiyi yanımda taşımanın beni sorumluluk altına alacağını, düşünmüştüm, anbean Giderken sana bir hediye verdim, yüreğim kanat çırparken Sevginin benden uzak olacağı yeni yollara attım kendimiSonra ilk ve son olarak aradım yolumun üstünde ki telefondan seni

Senden aldığım beni, bende unuttuğun seni anlattım kısılmış sesimleVe sana veda ederken, sığındığım bencillikte seni sorumlulukla baş başa bıraktım

[[[[[ Öyle bir gelip geçtin ki hayatımdan
Kurtulmak mümkün olmadı hiç izlerinden
Ne kadar duygu varsa yaşadım
sonuna kadar
yaşattın
sevgim sana emanetimdir! ]]]]]

posted in Aşk Yazıları | 1 Comment

  •  

  • Kasım 2008
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Ağu    
     12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930

"